|
|
5月10日 Süslü defterlere günlük tutma alışkanlığı, internet ile yerini ‘sanal günlüklere (blog)’ bıraktı.
Eline kalemi kağıdı alıp evin bir köşesinde gün içerisinde yaşadıklarını yazan gençler, artık interneti kullanıyor. Blog kullanıcıları yazı yazmakla kalmıyor, bilgi ve becerilerini, başlarından geçen olayları web aleminin sakinleriyle de paylaşıyor. Sanal günlükler, “Bugün onunla konuşmayı başardım’, ‘Ayça’yla bir daha görüşmeyeceğim. Bunu bana nasıl yapar?’, ‘Dün dersanedeki arkadaşlarla...” gibi uzayıp giden, kişinin kendine özel yazılarının yer aldığı günlüklere benzemiyor. Çünkü buraya yazılanlar, herkese açık. Yazılar okunmakla kalmıyor, aynı zamanda web okurları tarafından yorumlanabiliyor da.
Blog sayfaları, günlükten öte bir çalışma olduğu için yazanların paylaşmak istediği şeyler, yaşanan olaylarla sınırlı değil. Kişisel günlüklerin yanı sıra bilgisayarla ilgili deneyimler, ünlüler hakkında bilgiler, bir gezginin günlerce süren macerası, hatta bir çekirgenin yaşamından kesitler sunan bloglar bile var.
Bizim için yeni gibi duran blog’u, dünya 5-6 senedir kullanıyor. Özellikle İngilizce bilen kullanıcılar, bu sistemi eskitti bile. Yaklaşık bir yıl kadar önce Google’ın, ana sayfasında blog’u Türkçe olarak duyurması bizlerin de ilgisini çekti. Bir web sitesi kurmaktan çok kolay olan blog, kullanıcısını teknik olarak da yormuyor. Web sitesini hazırlar gibi kod veya bilgisayar dili bilmeniz ve tasarım programı ile hazırlamanız gerekmiyor. Blog sitesi oluştururken hizmet alacağınız sitenin İngilizce mi, Türkçe mi olmasına karar vermeniz yeterli. Çünkü yabancı sitelerin yanı sıra bu hizmeti ücretsiz olarak veren yerli siteler de var. Eğer İngilizce bilmiyorsanız kendinizi yormadan Türkçe olan bir siteden hizmet alabilirsiniz. Yayımlanan yazıların veya fotoğrafların altına ziyaretçiler tarafından yorum yazılmasına izin verilebiliyor. Blog sahibi, yorumlar sayesinde ziyaretçilerin eleştirilerini öğrenmiş oluyor. Yerli ve yabancı bloglar birbirine benziyor. Son eklenen yazı, sayfanın en üstünde yer alıyor. Eğer yazıya yorum yapılmışsa hemen altında görebiliyorsunuz. Yazıyı bir başka arkadaşınızla da paylaşabiliyorsunuz. Her yeni yayımladığınız yazı, konu başlığı ile sayfanın menü kısmında da yer alıyor. Yazıların birbirine bağlantısı otomatik olarak yapıldığı için blog sahibinin tek yapması gereken, yazı ve fotoğraf girmesi. Üstelik yazı ve fotoğraf eklemede sınır yok. Ayrıca blog sayfası açmak çok kolay. Üyelik için istenen bilgileri girdikten sonra sunulan görünümlerden birisini tercih ediyorsunuz. Bir-iki adımlık işlemden sonra blog’unuz hazır. Artık bol bol yazı ve fotoğraf girebilirsiniz. Eğer daha çok kişi tarafından bilinmesi ve ziyaret edilmesini istiyorsanız, yerli bloglardaki ‘blog kardeşliği’ni de kullanabilirsiniz. Blog kardeşliği, iki blogun birbirine link vermesi (bağlantı kurması) anlamına geliyor.
Blog modasına ayak uyduranlar arasında pek çok ünlü isim de var. Pek çok konuda özel hayatını paparazzilerden sakınan sanatçılar, sanal günlüklerinde yaşadıklarını anlatıyor.
Yeni moda video blog
Bloglardan söz etmişken son zamanlarda popüler olmaya başlayan vlog’lardan (video blog) bahsetmemek olmaz. İnternet kültüründe kişisel günlük blog’lar ve sesli podcast mesajlarından sonra, görüntü ve sesi birleştiren vlog akımı gözde olmaya başladı. Günlük ve bilgi paylaşımının sesli ve görüntülü, bir başka ifadesiyle video blog’u olan vlog, yeni yeni gelişiyor. Vlog’lar sayesinde Bombay kentinin sokaklarında bir çekçekle yapılan gezintiyi veya Filipinli bir genç kızın yaşamından bir kesiti izlemek mümkün olurken, video-blog’lar, daha çok güncel konu ve olayları öznelerinin bakış açısından gözler önüne seriyor. Vlog ve blog’ların ortak noktaları, ‘büyük medya kuruluşlarınca yayınlanan haber zincirinden kurtulmak’ olarak açıklanıyor. Blogger ve vlogger’lar kendilerini ‘vatandaş-gazeteci’ olarak tanımlıyor. Özellikle felaket zamanlarında altın çağlarını yaşayan vlog’lar, 26 Aralık 2004’teki tsunami faciası ve ABD’yi vuran Katrina kasırgası sırasındaki görüntüleriyle, BBC gibi büyük medya kuruluşlarının kapılarını kendilerine açmalarını sağlamıştı.
Kaynak: Zaman Gazetesi  4月24日
| Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yılmaz, çocukların başarıya ulaşmasında anne-baba ve öğretmenlere önemli görevler düştüğünü belirtti.
|
Ayrıca ebeveynlerin çocuklarına "Seni seviyorum" demekten, onlara sarılmaktan ya da teşekkür etmekten kaçınmamaları gerektiğini söyledi.
İçel Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği tarafından İçişleri Bakanlığı Tesisleri Konferans Salonu'nda düzenlenen "Çocukları Mutlu Ederek Başarıya Ulaşmada Anne-Baba ve Öğretmenin Rolü" konulu seminerde konuşan Yılmaz, anne-baba ve öğretmenlerin çocuklardan özür dileyebilmesi, teşekkür etmesi ve "Seni seviyorum" diyebilmesinin, onların üzerlerinde son derece olumlu etkileri olacağını ifade etti.
Yılmaz, "Anne-babalar ve öğretmenler, gerektiğinde çocuklardan özür dileyebilmelidir. Özür dilemeyi bilen insan büyür. Aynı şekilde çocuklarınıza sarılmaktan kaçınmayın. Çocukların en büyük ihtiyacı olan dokunma ve sarılmanın önemi, paradan da alınacak bir cep telefonundan da daha kıymetlidir. Çocukları bir kenara bırakın, yetişkinlerin bile sevdiği bir insan tarafından kucaklanmaya ihtiyacı vardır. Ama çocuklar buna daha fazla ihtiyaç duyar. İçinde dokunmanın, sarılmanın, mizahın, esprinin, şakanın, duygu ve düşünceleri paylaşmanın, dinlemenin, bir işi birlikte yapmanın olduğu 1 saat, markalı elbiselerden de bol cep harçlığından da daha besleyici ve geliştiricidir" dedi.
Çocukların yaptıkları hatalarda ya da eleştirilmesi gereken durumlarda mutlaka olumlu yanlarını da ortaya koyarak pozitif yaklaşımlar sergilenmesi gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Hasan Yılmaz, "Çocuğunuzu elbette eleştireceksiniz. Ama eleştirirken mutlaka araya olumlu bir şeyler de koyun. Eş, evde paylaşmak için çırpınır. Bir insanla duygusunu, düşüncesini paylaşan insan özel insan olur. Kaygımızı, endişemizi, düşüncemizi ve de mutluluğumuzu paylaşalım. Önemsenmeyen, paylaşımı doğru adreste bulamayan insan yanlış şeyler yapar ve suça yönelir" diye konuştu.
Sağlıklı aileye giden yolda en önemli alışkanlığın aile toplantıları olduğuna dikkat çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun için haftanın belli bir gününde, belli bir saatte bu toplantıyı yapmakta, birbirimizi dinlemekte büyük yararlar vardır. Anlamadan, anlaşmadan uzlaşmak olmaz. İnsanların en önemli derdi anlaşılmaktır. Çocuğunuzu anlamak istiyorsanız dinleyeceksiniz. Çocuğa güven vereceksiniz ki size anlatmak istediklerini anlatabilsin. Konunun hiç önemi yok.
Önemli olan konuşulabilen bir anne baba olabilmek. Çocuğumuza ne söylediğimiz çok önemlidir. Ağzımızdan çıkan her söz çocuğumuzu etkiler. Çocuklarımız yapabileceklerine inandıkları zaman başarıya ulaşırlar. Çocuklarınızdan mükemmel olmasını beklemeyin. Bırakın hata yapsınlar. Çocuğa hata yaptığı için dayak atarsak kendini denetleyemez. Ailede çocuk eğitiminin temel ilkesi sevgi ve disiplindir. Çocuklar bunların sadece biriyle büyümez. Her ikisini de orantılı olarak kullanmak gerekir. Sevginin aşırısı da azı da sakıncalıdır. Disiplinin sıkı olanı da gevşek olanı da sakıncalıdır. İşte burada, günlük hayatta ortayı bulmak gerekir. Bir çocuğun omzuna sorumluluk binmedikçe o çocuğun ayakları yere değmez."
| 4月18日 Arama devi Google, Web tabanlı ajanda hizmetinin deneme sürümünü başlattı. Hizmet ile kullanıcılar, randevu kaydı ve takibinin yanı sıra diğer yazılımlarla plan koordinasyonu ve otomatik uyarı gibi özelliklere de sahip oluyorlar. Ücretiz bir şekilde herkesin kullanımına açık olan hizmet daha pek çok özelliğe sahip bulunuyor.
Google Calendar, yeniliklerine hız kesmeden devam eden arama devi Google’ın ‘hayat şekillendirme’ asistanı olarak Web üzerinden tüm kullanıcılara ücretsiz bir şekilde sunuldu. Henüz deneme aşamasında olan hizmet, Internet Explorer ve Mozilla Firefox Web tarayıcılarını destekliyor. Sadece İngilizce olarak sunulan Google Calendar, arama devine göre yakın bir zamanda diğer pek çok dili destekleyecek.
Google Calendar ile kullanıcılar geleneksel ajanda yazılımlarının sunduğu pek çok özellikten Web tabanlı olarak, İnternet bağlantısı bulunan herhangi bir yerden kolayca faydalanabiliyorlar. Yazılım ayrıca, aynı hizmeti kullanan diğer kişilerle etkileşim sağlayarak kullanıcının istediği bilgilerini aile üyeleri, arkadaşlar veya iş arkadaşlarıyla paylaşmasını da sağlıyor. Kullanıcılar günlük programlarını yakınlarıyla senkronize ederek daha etkili bir planlama sağlayabiliyorlar.
Google, yeni Web hizmetini diğer ajanda uygulamalarıyla uyumlu bir şekilde çalışması için özel olarak tasarlamış. Google Calendar kullanıcıları, iCal veya XML dosyalarını destekleyen yazılım veya aygıtlara planlarını aktarabiliyorlar. Kullanıcılar ayrıca, Microsoft Outlook gibi yaygın bir şekilde kullanılan pek çok ajanda uygulamasından bilgi de alabiliyor. Sistem ayrıca Google’ın e-posta hizmeti Gmail ile entegre bir şekilde çalışıyor.
http://www.google.com/calendar  4月7日

09/15 NİSAN 2006
Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.
Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi...
|
|
|
Girdiğiniz sayfada sağ tuş yasaklanmışsa
Evet hepimizin başına gelmiştir. Sayfayı yapan tasarımcı tarafından sağ tuşu yasaklanmışsa yapmamız gereken PRINTSCREEN tuşunu kullanmak olacaktır. Bu tuş o sırada ekranda ne varsa yakalar. Daha sonra herhangi bir resim programını açarak yapıştır deriz ve istediğimiz yeri keserek dilediğimiz yerde kullanırız. |
| ? |


BLOG DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ
blogcu Türkiye’nin ilk ve en büyük blog servisi. Kendinize ait bir blog oluşturun, dilediğinizi yazın, binlerce blogcunun yazdıklarını okuyun. 65.000’den fazla üyesi olan blogcu'da yazdıklarınızla ilgilenen insanlarla tanışacaksınız.
Üstelik, blogcu'da yer sahibi olmak hem ücretsiz, hem de çok kolay!
| En büyük Türkçe blog servisi |
|
65.318 blogcu, 379.617 blog yazısı, her ay milyonlarca ziyaretçi!
Alexa istatistiklerine göre Blogcu, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen 63. sitesi! *
Blog almak için yapmanız gereken tek şey http://www.blogcu.com/ adresinden girip kayıt olmak.
WEB tasarımı yapmaktan zevk alıyor ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız blogcu.com dan sayfa almanızı tavsiye ederim.
Eğer fikir edinmek isterseniz blogcu.com daki sayfamı ziyaret edebilirsiniz.
http://www.blogcu.com/haticane/
Yenilik sevenler haydi iş başına...
| 3月3日 ŞEHİTLER ÖLMEZ ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!
1)CONKBAYIRI ÜZERİNDEKİ BULUTLAR
Çanakkale' de en çok anlatılan menkıbe şudur:
Conkbayırı' nda kara savaşları sırasında 57 tümen her gün çamaşır değiştirir. Kirlilerini yıkar çalılara asar ve ertesi gün için kurumuş. Sebebi ise eğer şehit olurlarsa Allah'a temiz kıyafetlerle varmaktır. Savaşa çıkmadan önce namazlarını kılar ve ibadet ettikten sonra savaşa başlarlarmış. Maneviyatı kuvvetli bu insanlar Conkbayırı' ında düşman tarafından kıstırıldıkları anda gökten beyaz-gri bir bulut kümesi 57. Tümenin üzerine inmiş ve bulut yok olduğunda düşman askerleri ne olup bittiğini anlayamamışlar. Zira ortada tek bir Türk askeri bile yokmuş. Gemiden bu olayı seyreden İngiliz Amirali Hamilton daha sonraki savaş anılarında da bu olayı anlatmaktadır.
2)BULUTUN KORUMASI
Menkıbelerde bir başka mucizevî yardım da bir İngiliz Alayının bulutların içinde kayboluşu biçimindedir. Olay şu şekilde anlatılmaktadır;
" O gün Kraliyet Alayı taze kuvvetlerle bu saldırıda görev aldı. Sağ cenahta yer alan bu alay, daha az bir mukavemetle karşılaştığı için hızla ilerlemeye başlamıştı. Alay, Azmak Deresi' nin kuru yatağını geçmiş, Kayacık Ağrılı mevkiinden Damakçı Bayırı'na doğru yürüyordu. Karşılarında küçük bir tepe vardı. Tepenin üzerinde garip, soluk renkte bir bulut durmaktaydı.alay, sol taraftaki Ağıl Dere' ye inmeden tepeye doğru ilerledi ve bulutun içine girip kayboldular. Yâni alanda askerlerin Mestan Tepe' den şaşkın bakışları arasında 7-8 değişik bulutla daha birleşerek Trakya istikametine doğru uçup gittiler. Orada bulunan 267 İngiliz askerinden hiçbirinin izine bir daha rastlanamamıştır."
* * * * * * * * * * * * *
Googledan Bedava Web Sayfası
Google, "Yok artık bu kadar da olmaz!" dedirtircesine her geçen gün yeni bir servisle çıkıyor internet kullanıcılarının karşısına. Bu kez Google, her kullanıcısına 100 MB'lık ücretsiz web sayfası hizmetiyle gündemde. Kullanıcı bağımlılığını arttıracak hamleleri ard arda sıralayan Google'ın web sayfası hizmetine http://pages.google.com adresinden ulaşabilir ve hemen kendinize kolayca web sayfası oluşturmaya başlayabilirsiniz.


EN İYİ SPACE KİMİN? 1.TUR OYLAMASI İÇİN OYLARINIZI BEKLİYORUM...

~ OYLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER~
 
|
LÜTFEN BU ANKETE KATILALIM
Dünyaca ünlü haber kuruluşu CNN ' in internet sitesinde şu an bir anket yapılıyor. Ankette "Peygamberimiz Hz. Muhammedin karikatürleri Avrupa basınında yayınlanmalı mı " sorusu soruluyor. Şu an Hayır cevapları çogunlukta. Ankete katılarak Hayır oyu kullanabilirsiniz.
http://edition.cnn.com/2006/WORLD/europe/02/02/cartoons.wrap/index.html |
13700 HİT İÇİN TÜM ZİYARETÇİLERİME TEŞEKKÜRLER...
1月31日
MSN SPACES'DEKİ YENİLİKLER Msn Spaces yenilenen profil seçenekleri ile karşımıza çıktı, Yeni eklenen arama özelliği sayesinde artık, benzer zevkleri paylaştığınız kişileri bulabilir ve de onlarla kolayca irtibata geçebilirsiniz.Bu yüzden sizlere profilinizi nasıl yenileyebileceğimiz hakkında biraz bilgi vereyim.
-Her zamanki gibi Msn Spacesde ana ayar sayfasına kullanıcı adresimiz ve şifremizle girdikten sonra profilimiz üzerine gelip tıkladıktan sonra “edit profil”yazısına tıklıyoruz.
Bu adımı gerçekleştirdikten sonra karşınıza yenilenen profil sayfası çıkacak,burada bulunan boşlukları dısplay nickname kısımları gibi bölümlerde iş telefonunuzdan, sizinle iletişime geçebilecekleri mesajlaşma programları bilgilerine, profilinizi ne amaçla insanlarla paylaştığınızı (arkadaşlık kurmak, sizinle ortak hobilere sahip insanlarla tanışmak,sevmediğiniz, hobilerinizi) vs.vs. kadar birçok bilgiyi diğer MSN Spaces kullanıcıları ile paylaşabilir,ve bu sayede belirttiğiniz kriter veya niyetteki insanların sizlere ulaşmasını sağlayabilmek için,
Gerekli olan yerleri doldurduktan sonra yalnız dikkat etmemiz gereken bir hususu göz ardı etmeyin : Profilinizin herkes tarafından görüntülenmesini istiyorsanız sayfada bulunan "Permissions" bölümlerinden "Public" seçeneklerini seçmelisiniz.
Tüm bu işlemleri gerçekleştirdikten sonra sayfamızın en alt sağ köşesinde bulunan "save" tuşuna basarak girmiş olduğumuz bilgileri kaydediyoruz. Tüm bu adımları gerçekletirdikten sonra girdiğiniz bilgiler doğrultusunda bir profile sahip olabilirsiniz.
YENİ MSN SPACES
MSN Spaces 'de son birkaç gün içinde meydana gelen değişiklikleri sizler de fark etmişsinizdir, Yenilenen arka plan görüntüleri, eklenen yorumlarda profil resimlerinin veya fotoğraflarının görüntülenmesi, yenilenen profil özellikleri, MSN Messenger ile eş zamanlı çalışma, eklenen yeni kategoriler, yeni profil görüntüleme seçenekleri ve de en önemlisi; yenilenen arama seçenekleri... Bahsi geçen yenilenen arama seçenkeleri sayesinde güzel bir görünüme dönüştürülen MSN Spaces aracılığı ile sizinle benzer zevklere sahip MSN Spaces kullanıcılarını bulabilir ve de onlarla iletişime geçebilirsiniz. Bunun yanında İngilizce içeriğe sahip sayfalar için Kanoodle BrightAds servisi ile Google AdWords'ün sunduğu hizmet benzeri bir hizmet sunularak, yayınlanan reklamlardan tıklama başına para kazanmamız sağlanmış olacak,ama şu an için sadece İngilizce içeriğe sahip sayfalarda kullanılabiliyor,belki ilerde bizler içinde değişebilir ve bu sayede sponsor link aldığımız için bizlerde para kazanabiliriz.
Bahsi geçen Kanoodle BrightAds hizmetinden yararlanmak için yapmamız gerekenler şu şekilde olmalıdır,
1) MSN alanınıza kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yaptıktan sonra "Customize" tuşuna basın.
2) Bu tuşa bastıktan sonra, sol üst tarafta karşınıza çıkacak olan "Modules"e tıklayın.
3) Açılacak olan küçük sekmeden "Sponsored links" yazsını bulup yanındaki "Add" yazısına tıklayın
4) Bu adımları başarıyla gerçekleştirdikten sonra MSN alanınızda "Sponsored links" adı altında yeni kutucuk açılacak. Bu evreden sonra sayfanızın sağ tarafında bulunan "Save" tuşuna basın.
5) Bu işlemide başarıyla gerçekleştirdikten sonra kutucuk içindeki linke yani (bağlantıya) tıklayarak kayıt işlemlerini gerçekleştirebileceğiniz sayfaya geçiş yapın.

6) Açılacak olan bu yeni sayfadaki adımları izleyerek kaydınızı gerçekleştirin.
Tüm bu adımları gerçekleştirdikten sonra artık para kazanabileceğiniz reklamları sayfanızda görüntüleyebilirsiniz.
Bunlara ilaveten gözüme çarpan bir ayrıntı hoş olmamış; Bloglarda girilerin altına girilen yorumlarda yani comment’lerde
Görüntülenme sırasıyla ilgili değişiklik yapılmış durumda,yapılan bu değişikliğe göre mesaj altında görülebilen ilk mesaj en eski tarihli mesaj oluyor,tabiî ki bu ziyaretçi takibini zorlaştırmış oluyor,umarız bu yeni değişikliğin sıralama konusunu eski sisteme tekrar geri getirirler.
___HATİC€___




*~you can visit my other space~*
1月29日
|
|
|
|
KIRK HADIS
1-) Kim benim sunnetimi diriltirse(ihya eder ve yasaminda tatbik ederse) beni sevmis olur. Beni seven de benimle beraber Cennettedir.
2-) Bana itaat eden Allah'a itaat etmis olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmisolur.
3-) Sizden birinizin, arzusu benim getirdigim (Kur'an'a Seriat)e uymadikca kamil imanla iman etmis olamaz.
4-) Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederimki, Ben kendisine babasindan ve cocugundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmis olmaz.
5-) Gercek musluman, muslumanlarin elinden ve dilinden geven icinde oldugu kimsedir. Gercek muhacir ise Allah'in yasaklarini terkeden kimsedir.
6-) Bildigi ile amel eden kisiye Allah bilmedigi ilimlerin bilgisine varis kilar.
7-) Kardesini bir gunahindan dolayi ayip-layan kisi, gunahi islemedikce olmez.
8-) Islam'in dugmeleri dugme dugme cozulecek(Seriatin emirleri tek tek terkedilecek). Her dugme cozuldukce insanlar onu takibedendugmeyi cozmeye tesebbus edecekler. Bu cozulen dugmelerin ilki idari konular, sonuncusuda namazdir.
9-) Sizden kim (Seriate uymayan) bir kotu is gorurse onu eliyle duzeltsin, buna gucu yetmezse diliyle duzeltsin. Buna da gucu yetmezse kalbiyle bugzetsin. Bu sonuncusu ise imanin en zayip mertebesidir.
10-) Cihad, kiyamet gunune kadar gecerli bir emirdir.
11-) Kim gaz yapmadan ve icinde gaza yapma istegini konusturmadan olurse, munafiklikdan bir cesit uzere olur.
12-) Cihadin en faziletlisi zalim sultan katinda hakki soylemektir.
13-) Rabbini gazablandiracak bir meselede sultani hosnud eden(etmeye calisan) Allah'in dininden cikmis olur.
14-) Cennet (nefse agir geldigi icin) hoslanilmayan seylerle, cehennemde sehvete hitap eden seylerle kusatilmistir.
15-) Islam'in disinda bir millet uzerine yemin eden, soyledigi gibidir. (Onlardandir)
16-) Amellerin en hayirlisi sevdigini Allah icin sevmek bugzettigine de Allah icin bugzetmektir.
17-) Kim bir kavme benzemeye calisirsa, o onlardandir.
18-) Munafigin alameti uctur: Konustugunda yalan soyler, vaad verdiginde yerine getirmez, emanet olundugunda hainlik eder.
19-) Kisi din kardesine kafirlik isnad ederse, bu isnad ikisinden birine doner.
20-) Kim bir hayirli isi yapmaya yonelirse, onu yapan kadar mukafat alir.
21-) Arzusu ve hedefi Allah'dan baska sey olarak sabahlayan Allah(in kullain) dan degildir. Muslumanlarin dertleriyle dertlenmeyen de onlardan degildir.
22-) Rabb olarak Allah'a, din olarak islam'a, peygamber olarak Muhammed (s.a.v) erazi olan kisi imanin tadini tatmis demektir.
23-) Islam cemaatinden bir karis da olsa ayrilan, boynundan islam bagini cozmus demektir.
24-) Is ehil olmayana verildiginde kiyameti bekle.
25-) Akilli kisi nefsine hakim olup olumdne sonrasi icin is yapandir. Aciz(akilsiz) kisi ise nefsini arzularina tabi kilip sonrada Allah'a karsi Temennide bulunandir.
26-) Emirleriniz hayirlilariniz, zenginleriniz hosgorululeriniz, isleriniz aranizda danismayla oldugunda yerin ustu sizin icin yerin altindan daha hayirlidir. Ama emirleriniz serlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, isleriniz kadinlarinizin elinde oldugunda yerin alti sizin icin yerin ustunden daha hayirlidir.
27-) Kendimden sonra erkekler icin kadinlardan daha zararli bir fitne birakmadim.
28-) Sozlerin en dogrusu Allah'in kitabidir. Hayat tarzlarinin en guzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzidir. Islerin en serlileri sonradan uyduranlardir. Her sonradan uydurulan sey bid'attir. Her bid'at sapikliktir ve her sapiklik ta Cehennem'dedir.
29-) Fitne doneminde ibadete sarilmakk, bana hicret etmek gibidir.
30-) Ummetimden bir takim kimseler, ismini degistirerek sarabi(alkollu icecekleri) icecekler. Bu esnada baskalari ucunda (yanlarinda) calgilar calinacak ve sarkici kadinlar olacak. Iste onun icin Allah onlari yere batiracak ve aralarindan bazilarinin sekli maymun'a ve domuz'a cevrilecek.
31-) Suphesiz ki benden sonra ummetimden Kur'an-i Kerim'i okuyan bir kisim insanlar olacak. Fakat onlarin okudugu bogazlarini gecmeyecek. Onlar tipki okun yaydanciktigi gibi dinden cikacaklar, sonra da tekrar ona donmeyecekler. O kimseler, insanlarin ve hayvanlarin en serlileri (kotuleri)dir.
32-) Kalbinden tam bir sadakatle Allah 'tan baska ilah olmadiginina ve Muhammed 'in de Allah'in rasulu olduguna sehadet eden bir kimseyi Allah, cehennem atesine haram kilar.
33-) Kim itaatten bir el kadar ayrilirsa, kiyamet gununde Allah'in huzuruna lehinde hic bir delili olmadigi halde kavusur. Kim de boynunda (halifeye) beyat olmadigi halde olurse cahiliye olumuyle olmus olur.
34-) Ya ogrenen, ya ogreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunlarin disinda bir besincisi olma; helak olursun. Besincisi ise, ilme ve ilim ehline bugzetmendir.
35-) Allah kadin kiyafetini giyen erkege ve erkek kiligina giren kadina lanet etsin.
36-) Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hic bir itaat yoktur. Itaat ancak marufta (ser'i olculer icerisinde)dir.
37-) Irkciliga cagiran bizden degildir. Irkcilik icin savasan bizden degildir. Irkcilik uzere olen de bizden(muslumanlardan) degildir.
38-) Kisi arkadasinin dini uzeredir. O halde sizden birisi kiminle arkadaslik yaptigina dikkat etsin. Kisi sevdigi ile beraber(hasrolunacaktir)dir.
39-) Ummetim dinar ve derhemi(parayi, maddi varliklari) yucelttigi zaman onlardan islam'in heybeti kaldirilir. Iyilikle emretmeyi terkettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kilinirlar.
40-) Insanlar uzerine oyle bir zaman gelecek ki, onalr arasinda dini konusunda(yapilan saldirilara) sabirla karsi koyan, kor parcasini avuclayan gibi olacak.

|
|
|
|
|
1月19日
| |
|
|
| |
What is happiness for you?
To have a car or a house, or do you think that you will be happy when you get married? What about having a good job?
Dear travelers of the happiness road; think of the goals you worked for day and night and said, "I will be the happiest if it be mine..."
Think of the dress you always wanted to have. You bought it and wore it one day, two days or three days and then? Finished! Now, you think of the leather shoes you saw in the shop window. What more you do want if you can buy them? But it is the same in the end. Now, onto something else.
Like an importunate child, our soul asks for something and goes mad until we give what he wants. When he owns it, all his desire has ended. Now, he asks for something else. He will be happy with it.
Travelers of happiness! Life is like this, isn't it? We want to be a high school graduate and say, "I want to pass the university entrance exam". We work hard and attend a university. We will feel comfortable when these exams have ended. Then we graduate from the university. "I will be the happiest if I can find a job."
We find a job; "I was not promoted". "I won't have any other demand if the boss pays me more".
It comes true too. Good, life is going ok. " I'll be happy when I marry." We get married.
I will be happy if I have a child; I have a daughter (Allah save her...)
"But if I have a son I will be very happy. I will be very happy if my son passes the high school exams."
We worked hard day and night for a more luxurious life. "If our child finishes at the university and finds a job I will feel very comfortable". It also comes true.
"What more could I ask from Allah if my child gets married?
Grandchild!?"
Years pass...
For women, life is washing the laundry, cooking, cleaning and working. For men, it is working from 8am to 5pm. When they come back home, they eat something, watch TV and go to bed.
In this monotonous life while you run after happiness you see that time have elapsed quickly and we are at the last stop.
Nothing remains from our youth and power. When you look behind you see 70 years but there is an address of happiness in your hand that you couldn't find.
__HATİC€__ |
| |
|


SAYFAMDA NE KADAR MI ZAMAN GEÇİRDİNİZ
  
Ziyaretiniz için teşekkür ederim......
Commentleriniz ve mesajlarınız için de..........
ÇOK TEŞEKKÜRLER...........
1月18日
| |
|
|
| |
| Tarihin en büyük gizli servisi:Google |
|
|
Google, tüm internet kullanıcılarının faaliyetlerini saklayan, dünya tarihinde hiç görülmemiş dev bir veritabanı. Ancak, buraya yapılacak hacker saldırıları da aynı oranda internete güveni sarsabilir.
Google 1998’de arama motoru olarak başlamıştı, şimdi ise e-posta ve blog servisi, e-ödeme özelliği ve dijital kütüphanesi ile internet içinde kendine ayrı bir dünya yarattı. Kullanıcılar bu servisleri kullanırken kendilerine ait birçok kişisel bilgiyi bilgisayada giriyor. Aranan sözcükler, okunan kitaplar, yapılan alışverişler Google’ın dev veritabanında saklanıyor. Google arama motoru ve buna bağlı diğer servisler kullanıcının önceki aramalarına göre yeni aramaları kişiselleştiriyor. Ancak, kişisel bilgilerin internete teslim edilmesi ne kadar sağlıklı?
Kullanıcılar diğer şirketlerden farklı olarak Google’a karşı oldukça olumlu yaklaşsa da, şirketin hızla yeni alanlara yayılması ve bireylerin internet kullanımları hakkında geniş bir bilgi hazinesine sahip olması kimi çevrelerde şüpheyle karşılanıyor. Durumu “ Pek çok kişisel bilginin tek bir sepette toplanması” şeklinde değerlendiren ABD’de bilgi güvenliği kuruluşu Electronic Privacy Information Center (Elektronik Özel Alan Bilgi Merkezi) danışmanı Chris Hoofnagle, “ Google, özel alanla ilgili internetteki en büyük risk olmaya başladı” diyor.
HACKER’ LAR VEYA HÜKÜMET SIZABİLİR Mesele Google’ın elindeki veritabanını kötüye kullanacağı şüphesi değil. Asıl sorun, bu veritabanına dışardan hacker’ların sızabilme ihtimali. Google en güçlü kurumsal korumalardan birine sahip, hatta Microsoft, Amazon ve Yahoo’dan çok daha güvenilir. Ancak, dijital kod kırma eylemlerinde hiçbir güvenlik önlemi yüzde yüz garanti vermiyor. Bir diğer olasılık ise, şirket içinden kötü niyetli çalışanların veritabanına girerek bilgi sızdırması. Son olarak ise, hukuk soruşturmalarında devlet yetkililerinin internet arşivlerine girmesi. Özellikle ABD’de terör olaylarından sonra FBI’ın soruşturmaları ile benzer şikayetler ortaya çıkmıştı.
BİLGİLER SONSUZA DEK SAKLANIYOR Google otomatik olarak her bir aramanın kaydını tutuyor, yapılan arama ile kullanıcının internet adresini eşleştiriyor. Bu eşleştirmeler veritabanında sonsuza dek saklanabiliyor, çünkü bilgiyi dijital olarak saklamak fiziksel saklamaya göre oldukça ucuz. Google’da bir serviste kullanılan kişisel bir veriyi diğer servislerine de transfer edebiliyor. Bu verilerin bir bölümü reklamverenlerle belli gizlilik anlaşmaları uyarınca paylaşılabiliyor.
Google gelecek yıllarda tüm internet kullanıcılarının faaliyetlerini saklayan, dünya tarihinde hiç görüşmemiş dev bir veritabanına dönüşecek. Bu bilgilerin saklanması şirket büyük sorumluluk yükleyecek, hacker’ların veya içerden çalışanların sızması hem şirketin hem de internete güvenin sarsılmasına neden olabileceği belirtiliyor. HATİCE***
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|

1月13日
|
|
|
|
|
Anket Eklemek
1-Login ol
2-http://snappoll.com/index_user.php adresini tıkla.
3-"Enter your pool question " Yazisinin Sağına Anket Başlığımızı Yaz
4-Altında Bulunan "Number of answers" Yerine Kaç Tane Cevap İstiyorsan İsaretle
5-" NEXT" tıkla
6- Sayfaya Cevap Şıklarını yaz
7-" NEXT"tıkla
8-Finish
9- URL adresi kopyala
10-List tıkla
11- URL Kısmına kopyala
HATİCE***
|
|
|
|
|

1月10日
 Ziyaret Sayacı(Guest Counter) 
ANKARA İÇİN ANKARA İÇİN KÜÇÜK HAVA TAHMİN PANELİ
1月2日
|

Yeni bir blog oluşturun. HTML düğmesine tıklayın, gördüğünüz <div><div> yazılarını silin.
Aşağıda gördüğünüz kodu kopyalayıp yapıştırın.
<DIV align=left> </DIV> <DIV align=left> <TABLE borderColor=#000000 cellSpacing=0 cellPadding=0 background=
http://buraya_resminize_ait_linki_yazın.jpg border=0> <TBODY> <TR> <TD> <P align=left><FONT face="Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif">
<STRONG> YAZDIKLARINIZ BURAYA! </P></STRONG></FONT></TD></TR></TBODY></TABLE></DIV>
“http://buraya_resminize_ait_linki_yazın.jpg”
yazan yere arkafon olarak seçtiğiniz resmin URL sini yerleştirin.
 | 12月19日

| |
. |
Yeni Yılınız Mutluluk Getirsin |
| |
|
DÖRT MEVSİM MASALI Bir zamanlar Toprak Ana, evinde yalnız yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi: ― Ne olacak, demiş. Mevsim kardeşlerin gürültüsü. İkisi kız, ikisi oğlan dört yaramaz çocuk var. Kavga edip duruyorlar. Toprak Ana : ― Onları bana gönderin, demiş. Ben yalnızım, biraz da benimle otursunlar. Nöbetçi Toprak Ananın isteğini krala söylemiş. Kral da “Peki” demiş. Toprak Ana bunun üzerine evine dönmüş, mevsim kardeşleri beklemeye başlamış. Önce en küçük kardeş gelmiş. Pembe, beyaz saçlı, güzel bir çocukmuş. Toprak Anaya : ― Benim adım İlkbahar, demiş. Size ufak bir armağan getirdim. İlkbahar, çantasını açmış, çantasından tomurcuklanmış dallar, renk renk çiçek demetleri, cıvıl cıvıl ötüşen kuşlar çıkarmış. Çok geçmeden ikinci kardeş gelmiş. Tombul, kırmızı yanaklı bir kızmış. Adı da Yaz’mış. Kardeşine : ― Haydi çekil bakalım, bak, ben geldim, demiş. Sonra po da çantasından çilek, kiraz, şeftali, erik gibi meyveler çıkarmış, bunları Toprak Anaya sunmuş. Derken üçüncü kardeş gelmiş. Sarı sapsarı bir çocukmuş. Toprak Ana’ya : ― Ben sonbaharım demiş. Yalnızlığı, sessizliği çok severim, demiş. Sonra da kuşları kovmuş, her yeri sarıya boyamış. Ortalığa bir sessizlik çökmüş. Tam bu sırada dördüncü kardeş gelmiş. Çiçekleri, meyveleri dağıtmış, cebinden beyaz bir su çıkarmış, bu suyla her yeri beyaza boyamış. Bir yandan da : ― Benim adım kış, benim adım kış diye bağırıyormuş. Dört kardeş de Toprak Ananın evinden gitmek istememiş. Kavgaya tutuşmuşlar. Ortalık alt üst olmuş. Toprak Ana kızmış : ― Beni dinleyin, demiş. Ya sırayla gelin, evimde üçer ay misafir kalın, ya da çekilip gidin. Hepinizi birlikte istemiyorum. ― Bunun üzerine mevsim kardeşler düşünmüşler. Aralarında anlaşıp Toprak Anaya, “peki” demişler. İşte o günden beri sırayla geliyor, Toprak Anada üçer ay misafir kalıyorlar.
|
| |
|
HATİC€ | 12月3日
|
Halkımızın "zenginlik mutluluk getirmez" şeklinde sıkça kullandığı bir ifade vardır. Oysa başarı ve zenginlik kavramının anlamı birbirine yakındır. Eğer siz, para kazanmayı bir başarı amacı yapmış iseniz, koyduğunuz ölçüye göre zengin olmadan mutlu olamazsınız. Ama sizin için başarı, bir bilim dalında ulusça tanınmış bir kişi olmanız ise veya maddi zenginlikle ilgili olmayan bir amaç ise, sizin mutlu olmak için maddi zenginliğe ihtiyacınız yok demektir. Çünkü istediğiniz, para değil başarıdır. Bu düşünceye göre, zenginliğin bir başarı şekli olabileceği ve başarının mutluluğun ayrılmaz bir parçası olduğudur. Ya da kendinizi güvencede hissetmiyorsanız, sevgi hislerinizi tatmin edemiyorsanız, ilgilendiğiniz işi sevmeden yapıyorsanız, istediğiniz kadar zenginliğe sahip olun mutlu olamazsınız. Bunun için "Yalnız zenginlik, mutluluk getirmez" şeklinde düşünmelisiniz. "Fakirlikten bıktım. Ziyanı yok, param olsun da , mutsuz olayım" derseniz, büyük bir yanlışlığa düşersiniz. Fakirlik elbette istenilen bir durum değil. Ama mutsuz olacağı bir zenginliği de, kimsenin istememesi lâzım. Fakir, başarısız ve mutsuz iseniz bunun sorumluluğunu kimseye yüklemeyin. Hele kader, alın yazısı ve şansa hiç. Bunun tek sorumlusu var. O da kendiniz. Şunu unutmayın. Hayatta her şeyin bir bedeli var. Örneğin: Siz kahvede zar atarken başkaları bin bir zorlukla üniversite bitiriyorsa, siz sıcak odanızda televizyon seyrederken başkaları, sabahın kör karanlığı demeden tatil günlerinde bile çalışıyorsa , sorumlusu kimdir? Bedelini verin. İstediğiniz ne ise onu elde edin. Ancak şansın da, büyük ölçüde fırsatları tanıma ve kullanma yeteneğine bağlı olduğunu unutmayın. Şanslı olup, piyangodan milyarlar kazanmış nice kişinin mutluluklarını devam ettiremedikleri ve başarıyı asla yakalayamadıklarını hatırlayın. Bu sebeple, güven, sevgi ve başarı ihtiyaçlarınızı tatmin için ne gibi özverilerde bulunacağınızı tespit edin. haticeyilmaz

 |
|
Fransız ve İsviçreli astronomlar, Güneş sistemi dışında Dünya’nın yaklaşık 17 katı büyüklüğünde yeni bir gezegen keşfetti.Şili’nin kuzeyindeki La Silla rasathanesinde gözlem yapan Avrupalı astronomlar, Dünya’dan 20,5 ışık yılı ötedeki Terazi takım yıldızında bulunan Gİ581 adlı yıldızın çevresinde dönen gezegenin, Dünya’nın yaklaşık 17 katı olduğunu belirledi.Bu keşfin, Güneş sistemi dışındaki gezegenlerin, genellikle kendilerinden küçük yıldızların yörüngesinde dolandığını gösteriyor olabileceğini söyleyen araştırmacılar, “kırmızı cüce” adı verilen yıldızların, gezegen keşfi bakımından ideal hedefler olabileceğini düşünüyor. SICAKLIK 1500 DERECE Astronomlar, şimdiye kadar yaklaşık 200 “kırmızı cüce”yi araştırdı, ancak bunların sadece ikisinin yörüngesinde gezegen bulabildi.Yeni keşfedilen gezegen, Gİ581’in yörüngesinde 5,4 günde dolanıyor. Yıldıza yakınlığı (6 milyon km) nedeniyle, gezegenin yüzey sıcaklığının 1500 derece civarında olduğu tahmin ediliyor.“Kırmızı cüceler”, Samanyolu galaksisinde en çok bulunan yıldız türü. Güneş’e en yakın 100 yıldızın 80’i bu gruptan. Yıldızların büyük kısmını, en azından Samanyolu’ndakilerin çok büyük kısmını, Güneş’ten epey küçük yıldızlar oluşturur.Samanyolu’ndaki 100 milyar kadar yıldız arasında Güneş’ten daha büyük ve daha sıcak olan yıldızların (O ve B sınıfı mavi dev yıldızlar, A sınıfı beyaz ve F sınıfı sarı-beyaz yıldızlar) oranı, yalnızca yüzde bir. Güneş’in de dahil olduğu G sınıfı sarı yıldızların oranı yüzde 4.Güneş’ten biraz daha küçük olan turuncu yıldızların toplama oranıysa yüzde 15 kadar.Güneş’ten çok daha küçük ve çok daha soğuk olan “kırmızı cüce” türü yıldızlarsa, toplamın yüzde 70’iyle en büyük grubu oluşturuyor. Geri kalan grubu da, kütleleri Güneş’e yakın olan yıldızların, ömürlerinin sonunda dış katmanlarını uzaya saldıktan sonra sıkışıp Dünya boyutlarına kadar çökmüş merkezleri olan “beyaz cüceler” oluşturur. haticeyilmaz
  

| 12月1日

LOGOM

HATİCE'DEN SEVGİLERLE... TÜM GÜZELLİKLER SİZİNLE OLSUN...
|
İş dünyasındaki bir anlayışa göre; iş yapan hata yapacaktır. Bir kişi hata yapmıyorsa iş yaptığından şüphe edebilirsiniz. Thomas Edison'a, 999 denemeden sonra yaptığı bininci deneyde ampulü bulmasıyla ilgili olarak şöyle bir soru yöneltmişler: - 999 kez hata yapmanıza rağmen, bininci deneyi yapacak gücü nereden buldunuz? Edison şu yanıtı vermiş: - Ampulün icadı bin aşamalı bir süreçti. Hata gibi görünen ilk 999 aşama, bininci ve son aşamaya götüren öğrenmelerle doluydu. 3M firmasının, hatalar nedeniyle bugünlere geldiği anlatılır. Örneğin, ofislerde üzerine küçük notlar yazmak için kullandığımız Post-it'ler bir hata sonucu bulunmuştur. 1900'lerin başında 3M şirketinin yöneticileri, araştırma geliştirme (ar-ge) bölümüne dünyanın en güçlü yapışkanını geliştirme talimatını verirler. Yapılan uzun çalışmalardan sonra ar-ge bir yapışkan geliştirir. Ancak buldukları yapışkan, dünyanın en güçlü yapışkanı olmak bir yana, en zayıf yapıştırıcısıdır. Öyle ki, küçük bir bebek bile yapıştırılan nesneyi iki parmağıyla hafifçe çektiğinde nesne kolaylıkla gelmektedir. 3M şirketi, eğer ar-ge ekibini hatasından dolayı cezalandırsaydı ve buluşlarını çöpe atsaydı, bugün 3M firmasını dünyaya dağıtan ve en büyük şirketlerinden birisi yapan Post-it kağıdı olmayacaktı. Bugün dünya şirketleri, hata yapanları cezalandırmıyor. Tam tersine, hata yapmayanları bünyelerinde barındırmıyorlar. Hata yapmamanın iki nedeni olabilir: Birincisi, iş yapmayanlar hata yapmaz. İkincisi, risk almaktan çekinenler hata yapmaz. Hata yapma pahasına risk alma kültürü, bugünün iş dünyasında yaygınlaşıyor. Ancak hatalara yaklaşımın şu olması gerekir: Hata yapmaktan korkmayın. Ancak, silginiz kaleminizden önce tükeniyorsa, hatalardan korkmalısınız





| haticeyilmaz
|
|
|
|